Halı; yün ve diğer ipliklerden atkı-çözgü dokusu üzerine atılan ilmelerle dokunmuş havlı bir yapıya sahip desenli ya da desensiz olabilen bir yaygıdır. Halının çok değişik amaçlarla kullanılmasının yanı sıra değerli bir süs eşyası olma niteliğini taşımasından kaynaklanan özel bir konumu bulunmaktadır. İşte bu gibi nedenlerle halı yüzyıllar boyunca Türk evinin vazgeçilmez bir parçası olarak çadırlardan saraylara kadar her yerde kullanılan geleneksel ve toplumsal özelliklerin çeşitli motiflerle üzerinde yer aldığı ve ulusal kültür birikimini yansıtan bir üründür.
Bilindiği gibi Türklerin halı sanatı ile ilgileri çok eskilere dayanmakta ve arkeolojik bulgularda bunu kanıtlamaktadır. Nitekim halen dünya üzerine en eski halı olan Pazırık Halısı Altay Dağlarındaki bir Hun mezar hyüğünd eS.I Rudenko adlı bir arkeolog tarafından bulunarak dünyaya tanıtılmıştır. En az 2400 yıllık olduğu sanılan bu halı tamamen Türk düğümü ile dokunmuştur.
Türkler gittikleri her yere olduğu gibi Anadoluya da halıcılık getirmişlerdir. Anadolu’da çeşitli yörelere ait desen şekil ve renklerin kendine özgü karakteristiklerinin yer aldığı değerli halılar üretilmiştir. Bunlardan Uşak, Bergama, Kula, Gördes, Konya, Ladik, Kırşehir ve Kayseri halıları dünyaca ün kazanmış halılardır.
Söz konusu bu halıların yapımında kullanılan ilmelik iplikler kirmanla elde eğirilip daha sonra doğal boyalarla boyanan en kaliteli iplikler olma özelliğini uzun yıllar sürdürmüştür. Buna bağlı olarak halıcılığımız en parlak dönemini bu yıllarda yaşamıştır. Yaşadığı bu parlak dönemden günümüze gelinceye kadar birçok evrelerden geçen halıcılığımız ülke ekonomisindeki ağırlığını bugünde duyurmaktadır. Özellikle kırsal bölge nüfusunda boş zamanlarını değerlendirdiği bir uğraşı alanı olmasının yanı sıra geçimini tamamen el halısı üretimi ile sağlayan büyük bir kitlenin işgücünü değerlendiren bir üretim kolu olma özelliği de taşımaktadır.
| Kapasite | Faal Kullanım | |
| Tezgah Sayısı(adet) | 172 Bin | 138 Bin |
| İstistam | 516 Bin | 415 Bin |
Çizelge 1976 Yılında DPT den alıntılanmıştır.
Çizelgede görüntüleneceği gibi ülkemizde 172 bin civarı halı tezgahında 516 bin civarı işçi çalışmaktadır. Son yıllarda bu istihdamın daha da arttığı saptanmaktadır.
Yine halıcılığımız son yıllarda artan halı talebinin karşılanabilmesi amacıyla kurulmasına başlanan ve sürekli gelişim içinde bulunan makine halısı sanayi ile de bir üretim sektörü durumuna ulaşmıştır. Bu görünümüyle halıcılığımızın ülkemiz ekonomisine olan katkısı göz ardı edilmeyecek kadar büyüktür.
Ekonomik bakımdan bu kadar kapsamlı bir görüntü veren halıcılığımız bugün ne yazık ki bir çok sorunla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu sorunların başında niteliksiz ve yetersiz halı ipliği üretimi gelmektedir. DPT’nin 1976 verilerine göre 1975 yılında 15.420 ton olan Straygarn iplik üretiminin son beş yıllık kalkınma planına göre 1984 de 33 bin ton dolaylarında gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu kadar büyük boyutlarda üretime konu olan ilmeklik halı ipliklerinin kalitesinin çok düşük olması nedeniyle bunlardan üretilen halıların iç ve dış piyasadaki değerleri düşmekte ve rekabet şansları çok azalmaktadır. Bu ise halıcılığımızın geleceğini çıkmaza sokabilecek bir etkendir. Bu konuda gerekli önlemlerin bir an önce alınması zorunluluk haline gelmiştir.
İşte bu araştırma halı ipliklerindeki kalite düşüklüğünden kaynaklanan sorunların çözümlenmesine katkıda bulunabilmek amacıyla yürütülmüştür.
1.1. Amaç ve Kapsam
DPT’nin V. Beş yıllık kalkınma planında yer aldığı gibi çizelge 2 de Türkiye’nin 19083 halı üretiminin 7.723.000 m2 olarak gerçekleştiği 1984 yılında ise bu üretimin 8 milyon m2 nin üzerinde olacağı bildirilmektedir. Yine aynı çizelgeden sadece dış satım yoluyla sağlanan gelirin 1983 yılında yaklaşık 36 milyar Türk Lirası olduğu ve bunun 1984 yılında 40 milyar Türk Lirası olacağı görülmektedir. Bundan da anlaşılacağı gibi halıcılık yurt içinde milli gelire önemli katkıda bulunurken dış satım yoluyla da ülkenin döviz açığının kapatılmasında önemli bir paya sahiptir.
Halılarımızın uluslar arası piyasalardaki yerinin daha da sağlamlaştırılması yada en azından bugünkü yerlerinin korunması halıcılığımızın ve ülke ekonomisinin geleceği bakımından önem taşımaktadır.
Bilindiği gibi halılarımızın yurtiçinde veya yurt dışında aranması her şeyden önce belli standartlara uygun olduğu ile sağlanabilir. Bir halının kalitesini belirleyen niteliklerden en önemlisi ise ilmelik halı ipliğinin özelliğidir. Araştırmamızın bundan sonraki bölümlerinde geçecek olan halı ipliği deyiminin ilmelik halı ipliği anlaşılmalıdır.
Belirleyen niteliklerden en önemlisi ilmelik halı ipliğinin özelliğidir. Araştırmamızın bundan sonraki bölümlerinde geçecek olan halı ipliği deyiminden ilmelik halı ipliği anlaşılmasılasıdır.
| 19 | 78 | 19 | 83 | 19 | 84(Tahmini) | |
| Miktar | DeÄŸer | Miktar | DeÄŸer | Miktar | DeÄŸer | |
| Üretim(Bin m2) | 6.594 | 63.421 | 7.723 | 74.280 | 8.030 | 77.232 |
| İhracat(Bin
m2) |
815 | 7.867 | 903 | 35.944 | 1000 | 39.805 |
Değer: Milyon TL 1983 Yılı Fiyatlarıyla
Kaynak: DPT V. Beş Yıllık Kalkınma Planları
Halının atkı, çözgü ve ilmelerle oluşturulan yapısal özelliğini bu ipliklerle sağlanmamaktadır. Bu yapısal özelliği halı kalitesini doğrudan etkilemesi birinci derecede kullanılan halı ipliğine bağlıdır. Ancak ipliğinde yün liflerinden oluştuğu göz önüne alındığında halı kalitesinin doğrudan yün liflerinin teknolojik özelliklerin bağlı olduğu açıkça anlaşılabilir.
Bu nedenle konunun daha iyi incelenebilmesi için yapağı üretimi ve yün liflerinin değerlendirilmesine ilişkin bilgilerin verilmesi gerekli görülmektedir.
Bilindiği gibi Türkiye D.İ.E. 1983 verilerine göre 49.7 milyon koyun sayısı ile dünyanın sayılı ülkeleri arasında olmasına karşın yıllık 62.075 ton olan yapağı üretimi ile halıcılık sektörünün gereksindiği yapağı hammaddesinin karşılanmasında yetersiz kalmaktadır.
D.P.T IV. Beş Yıllık Kalkınma Planında; 1987 yılında halı için gerekli yapağının 90.000 ton’a ulaşacağı bildirilmektedir.
| Yıllar | Yapağı | Kıl | Tiftik |
| 1977 | 55.270 | 8.850 | 5.590 |
| 1978 | 56.665 | 8.945 | 5.735 |
| 1979 | 59.260 | 9.225 | 5.830 |
| 1980 | 61.285 | 9.275 | 5.865 |
| 1981 | 52.310 | 8.960 | 6.068 |
| 1982 | 62.075 | 9.335 | 5.620 |
Kaynak: Die 1982 Tarım İstatislikleri Özetidir.
Bekir YILMAZ