Posts tagged Halı Nasıl Dokunur

Halıların Sınıflandırılması

27 Temmuz 2011 Posted in: Blog Tags: , , , , ,  0 Comments

HALILARIN SINIFLANDIRILMASI

Türkiye’de geniş olarak kullanılan ve üretimi yapılmakta olan dokuma halıları hakkında bilgi vermeden önce halılar kabaca;

  • El yapısı halılar,
  • Makine yapısı halılar, olarak sınıflandırılabilir.
  • Makine yapısı halılar ise üç temelde gruplandırılır (Berkalp,1997).

1. Halı üretim yöntemine göre;

  • Dokuma,
  • Tafting,
  • İğneli-keçe (Nonwoven).

2. Yapılışına göre:

  • Kesik ilmeli (düz-velür),
  • Kesiksiz ilmeli (bukle tipi).

3. Kullanıldıkları yer veya koşullara göre:

  • Hafif (yatak, misafir, otel odaları gibi),
  • Orta (oturma odaları, hol ve koridorlar),
  • Ağır (genel kullanıma açık yerler;ofîsler, kütüphaneler, oteller ve okullar vs.).

Dokuma türü makine halıları ise yurdumuzda en önemli ve en çok kullanılan makine halısı tipidir.
Dokuma tipindeki makine halıları iki ana başlıkta toplanabilir (Berkalp,1997);

1.Wilton

  • Telli Wilton,
  • Yüzyüze Wilton,
  • Tek ağızlıklı dokuma,
  • Çift ağızlıklı dokuma,
  • Üç ağızlıklı dokuma.

2. Aksminster

  • Gripper Aksminster,
  • Royal veya Spool Aksminster,
  • Chenille Aksminster.

3.1. El Halıları
Halı dokuma normal kumaş dokusunun yüzeyinde ilme iplikleriyle zemin dokusunu kapatan hav yüzeyli dokulardır. İlme iplikleri el yardımıyla çözgüler
etrafında bağlantı oluşturularak elde edilir. Hav yüzeyini oluşturacak bu iplikler daha sonra kirkit adı verilen alet yardımıyla dokuya sıkıştırılarak halı yüzeyi oluşturulur.
El halı tezgahlan normal dokuma tezgahlarından farklıdır. Aşağıda basit bir halı tezgahının resmi görülmektedir. Bu tezgahlar dikey konumda olup çözgüyü gerdirme işlemi yan tahtalara bağlı alt ve üst levendin ters yönde hareketiyle sağlanır. Bu tezgahlarda çözgü tezgah üzerinde hazırlanır ve dokunan halı sarılmaz tezgah üzerinde döndürülerek tezgahın arka yüzüne arkaya doğru alınır.
Şekil 3.2′de bir el halı tezgahının resmi görülmektedir. Bölgesel özelliklere göre tezgahlar bazı farklılıklar göstermektedir.

El halıcılığında genel olarak dört çeşit düğüm kullanılır (Aytaç, 1997).

  • Türk düğümü (Gördes düğümü),
  • İran (sine) düğümü,
  • Tek arış üzerine düğüm, •
  • Hekim düğümü.

3.1.1. Türk Düğümü
Bu düğümde ipliğin bir ucu bir arışın (çözgü), diğer ucu ise bitişiğindeki arışın üzerine düğümlenir. Düğümlerin yönleri arış ve argaçların (atkı) durumuna göre
değişir. Türk düğümüyle dokunan halılar daha sağlam özelliktedir. Düğümlerin özelliği sebebiyle geometrik ve köşeli desenlere elverişlidir. Şekil 3.3′de Türk düğüm yapısı görülmektedir.

3.1.2. İran Düğümü

Bu düğümde ipliğin bir ucu bir arışın etrafına sarılır, diğer ucu ise sarılmadan bitişik ansın üzerinden üste çıkarılır. Bu düğüm çeşidinde ipliklerin uçları yakın olduğundan daha yumuşak ve daha parlak olurlar. Düğümlerin bir ucu serbest olduğundan Türk düğümüne göre daha az sağlamdır. Şekil 3.4′de İran*düğüm yapısı görülmektedir.

3.1.3. Tek Arış Üzerine Bağlanan Düğümler

Hav ipliği ansın üzerine bir defa düğümlenerek iplik uçları üste çıkarılır. Düğüm sıralarının dizilişi de farklıdır. Yani bir sırada düğümlenen arış diğerinde boş bırakılır. Şekil 3.5′de tek arış üzerine düğüm yapısı görülmektedir.

3.1.4. Hekim Düğümü
Kaba dokunmuş halılarda kullanılır. Tek ilme kullanılarak elde edilirler. Şekil 3.6′da Hekim düğüm yapısı görülmektedir. Kolay atılabilen ancak ilmek mukavemeti az bir düğüm çeşididir.

3.2. Makine Tipi Dokuma Halıları
Makine halıları el halılarına benzer bir yapının halı dokuma makineleri vasıtasıyla yapıldığı dokulardır. Makine halılarında ilmeler düğüm biçiminde olmayıp, genellikle atkı iplikleri arasına sıkıştırılmış “U” veya “V” biçimindeki iplik parçalarıdır. Makine halılarında temel kumaşı sağlamlaştırmak ve halının yerde düzgün durmasını sağlamak için ayrıca jüt, keten, ve pamuk gibi dolgu iplikleri de kullanılır (Başer, 1998).
Makine halıları kumaş yapısına ve ilmelerin elde .ediliş şekillerine göre gruplara ayrılır. Günümüzde en yaygın kullanılanı wilton tipi halılardır.
Halıların dokunması için geliştirilen ilk mekanik sistem, halka ilmeli wilton veya brüksel wilton olarak da bilinen brüksel sistemidir. Daha sonraları bıçaklı teller geliştirilmiş ve bu sisteme kısaca wilton denilmiştir. 1940′larda geliştirilen yüz yüze dokuma sistemleri de ayrıca wilton halı dokumalarına dahil edilerek yüz yüze wilton halı dokuma tekniği olarak isimlendirilmiştir.
Telli çubuklu wilton halılarında, kesikli (velür) veya kesiksiz (bukle) ilmeklilerde, düşük ilmek yüksekliğinde sık yapılar üretilebilmektedir. Yeni jakar sistemleri desenlerin çok hızlı değiştirilmesini mümkün kılmaktadır. Bu özellikleri ile tel çubuklu wilton halılar, yün halı imalinde gayet iyi özellikler göstermektedir. Fakat tellerin ısınma problemleri yüzünden her lif ile çalışmakta zorluklar doğmakta¬dır, iki veya üç gibi az sayıda renkle çalışarak, yeni halılarda maliyetler düşürüle¬bilmektedir.
Telli wilton halılar, diğer sistemlere göre düşük üretimli olup, sınırlı desen ve renk imkânına sahiptirler. Fakat değişik kesitte teller kullanarak çeşitli ilme görü¬nümleri elde edilebilir.
Yüz yüze dokuma sistemleri, dokuma makine halı üretimleri içinde mümkün olan en hızlı üretim hızına sahip sistemdir. Diğer halı sistemlerinden farklı olarak, yüz yüze dokuma sistemlerinin son yıllarda popülariteleri artmıştır. Aslında bu teknik çok yeni değildir, ilk defa 1798′de Belçika’da Jean-Bapliste Dans tarafından kullanılmıştır. Tekniğin temel prensipleri günümüze kadar pek değişmemiştir.
Yüz yüze wilton ile kesiksiz-ilmekli halılar üretmek mümkün değildir;
dolayısıyla, bukle ilmek görünüşlü halı üretememek gibi sınırlayıcı bir etken, bu sistemin en büyük dezavantajıdır. Ancak kalın atkılar kullanılarak bir tür bukle görünümlü halı olan sisal halıları yeni geliştirilen üç ağızlıklı tezgahlarda dokunabilir. Bunun ötesinde, bu sistemde değişik ilme yükseklik (multi-pile-height,) etkileri de verilememektedir; bu yüzden farklı görünümde halı elde edebilmek için sadece efekt iplikler kullanılabilir.
Yüz yüze wilton sistemlerinde desen verme işlemi jakarla yapılmaktadır, ince yün iplikleri kullanarak karışık ve güzel desenler elde edilmektedir. Özellikle duvardan duvara halılarda ise kalın sthraygam iplikler kullanarak düz ve desenli tipte halılar üretilebilmektedir (Göktepe,1992).
Aksminster dokuma sistemleri çok sayıda renk içeren desenli halıların üretilmesinde kullanılan en önemli üretim tekniğidir. Bu sistemler gerek geniş ende gerekse dar ende yün kilim, parça halı, geniş yer halılar üretiminde kullanılmaktadır.
Aksminster tekniği ile düz halı üretimi yapılabilse de diğer halı üretim tekniklerine (tafting, yapıştırma veya wilton) göre düz aksminster halı üretimi tercih edilmez.
Bu teknikle üretim yapan iki tip makine mevcuttur; gripper jakarlı tezgahlar ve spool-gripper tezgahlar. Eski spool aksminster tezgahlar sanayide halen kullanılmasına rağmen, düşük üretim hızlan yüzünden artık üretilmemektedir.
Halı üretiminde, aksminster dokuma tezgahı kullanmanın avantajlı yönleri şunlardır;

  • Renk ve desen imkânının çokluğu,
  • İlmek ipliğinin verimli kullanması (hiç ölü ilmek veya gömülmüş, halka olmaması),
  • Çok çeşitli halı yapısının üretilebilmesi,
  • Karışık ilmek iplikleri kullanabilme imkânıyla, çok çeşitli desenin yanında renklerin de kullanımı,
  • Mekanizmanın basitliği ve bakımının kolay olması,
  • Hah kalitelerinin çok hızlı değiştirilebilmesi,
  • Sağlam zemin örgüsü,
  • Yün ilmeğnin uygunluğu (kolay kesim).

Gripper-jakarlı tezgahlar kasa dönüşlü üretim yapan fabrikalarda kullanılmaktadır. Gerek, jakar kartlarının değiştirilmesiyle, gerekse elektronik jakarlı sistemlerle desenler çok hızlı şekilde değiştirilmektedir ve camlıkta, desende kullanılan renk sayısından daha fazla renkte iplik değişimi de kısmen hızlı gerçekleşebilmektedir. Gripper aksminster dokuma ile minimum ilmek ipliği tüketimi ve kademeli bir yüzey elde edilebilir.

Spool-gripper tezgahlar ise belli renk ve desenlerin uzun dönüşümlü üretimleri için uygundur. Spolları hazırlama maliyeti yüksek olmasına rağmen modern spool-gripper tezgahların üretim hızları gripper tezgahlardan daha yüksektir. Spool sisteminin desen imkânı sınırsızdır, bu da tercih edilme nedenleridir (Berkalp,1997).
3.2.1. Wilton Tipi Halılar
Wilton tipi halılar iki değişik yöntemle elde edilirler. Bunlardan birincisi tel çubuklu sistem ikincisi ise çift kat yüzyüze dokuma tekniğidir (Watson,1955).

3.2.1.1. Tel Çubuklu Wilton Sistemi
Bu sistemde hav yüzeyini oluşturacak ilmek çözgüleri ağızlık içine atkı ipliği gibi atılan tel çubuklar üzerinde bağlantı yaparlar. Bu tel çubukların kalınlığı çözgü yönünde ilmek sıklığını da etkileyen önemli bir faktördür. Üzerinde ilmek bağlantıları oluşturulan tel çubuklar ağızlık içinden hızla geri çekilirken uç kısımlarındaki kesici bıçak ilmeleri keserek hav yüzeyim oluşturur.

Halı uçlarının kesilmesiyle oluşan halılara “velür” ‘de denilmektedir. Tel çubuklu sistemle üretilen makine halılarında hav çözgülerini kesmeden bırakarak veya bir kısmını kesip bir kısmını kesmeden bırakarak değişik hav yüzeyi oluşturmak da mümkündür. Uçları kesilmeden bırakılan hav yüzeyli halılara ise “bukle” tip halı denilir (Göktepe, 1992).

Şekil 3.9′da görüldüğü gibi tel çubuklar birer atkı gibi yan yana ilmek çözgülerinin oluşturduğu üstteki ağızlık içine atılmakta ve daha sonra sırayla geri çekilmektedir. Tel çubuklarla birlikte zemin çözgülerinin oluşturduğu alttaki ağızlığa ise kancalı sistemle atkı iplikleri atılmaktadır. Belli doku oluşumundan sonra tel çubuklar sırayla geri çekilerek halı yüzeyini oluştururlar. Tel çubukların uç kısmındaki bıçaklar tel çubuklar çekilirken ilmek ipliklerini keserek velür halı yüzeyi oluşturur. Bıçak bulunmayan tel çubuklar ise bukle yapılı halı oluşturur.

(1) Tel Çubuklu Wilton Halı Makineleri: Bu tip halı makinelerinde normal dokuma makinelerinden farklı olarak hav ilmeklerini yani halı yüzeyini oluşturacak çözgü iplikleri için çözgü makinesi çağlığına benzer şekilde cağlık bulunmaktadır. Bu cağlığa ilmek çözgülerini oluşturacak bobinler renk sırasına göre dizilirler. Dizilen bobinlerin iplik uçları frenleme işleminden sonra yönlendirici rehberlerden geçerek düzenli bir şekilde tezgahın ağızlık oluşum bölgesine gelirler. Burada hav yüzeyini oluşturacak bu iplikler jakar sisteminin gücü gözlerinden geçer, daha sonra taraktan geçerek halı doku oluşum bölgesine gelirler.
Zemini yani tabanı oluşturacak çözgü iplikleri ise normal dokumada olduğu gibi levent veya leventlerden beslenir. Bu çözgüler ise yine normal dokumada olduğu gibi çerçevelerdeki gücülerden geçerler (Çelik,Tekin,Dilsiz,2001).
Aşağıda şekil 3.10 ve 3.11′de Van De Wiele firmasının AWM51 marka tel çubuklu halı dokuma makinesinin yandan ve üstten resmi görülmektedir. Resmin sağ tarafında hav yüzeyini oluşturacak bobinlerin takıldığı cağlık, ortada zemin çözgülerini oluşturan leventler, sol tarafta ise dokuma bölgesi, jakar ve kumaş sarma levendi görülmektedir.

(2) Tel Çubuklu Wilton Halılarının Yapısı: Tel çubuklu sistemle hem bukle hem de velür tipi halı oluşturulabildiğini ifade etmiştik. Bukle tipi halı oluşumunda tel çubukların uç kısmındaki bıçaklar bulunmaz. İlmek iplikleri kesilmediğinden bukle tipi halı oluşur. Aşağıda bukle tipi bir halının resmi görülmektedir.

Şekil 3.13 de 1/2 V bağlantılı bir halı yüzeyi görülmektedir. Şekilde 4 renkli bir yapı görülmektedir. Her ilme ipliği l atkı ile bağlanmış ve zemin çözgüleri ise 2 atkı ile bağlanmıştır. Renkli ilmek çözgüleri arasındaki dikey oklar tel çubukları kesim noktalarını ifade etmektedir. Hav çözgüleri hav yapmadığı durumlarda halı zemininde gizlenerek halı tabanının daha kalın ve daha düzgün olmasını kolaylaştırmaktadır. Hav çözgülerinin hav yapmadığı, halı zemininde gizlendiği durumlar ölü hav olarak ifade edilmektedir.

Şekil 3.14′de ise yine 1/2 V bağlantılı 2 renkli bir yapı görülmektedir. Ancak bir bölümü kesilip velür yapı bir bölümü kesilmeyip bukle yapı oluşturulmuş bir tür fitil oluşturulmuştur.

(3) Goblen Tipi Halılar: Goblen tipi halılar tel çubuklu wilton sistemiyle dokunurlar bu nedenle tel çubuklu wiltonun değişik bir uygulaması olarak gruplandırılabilir. Ancak bu sistemde değişik renkte ilmek iplikleri yerine tüm halı boyunca belirli bir desene göre baskı yoluyla renklendirilmiş olan tek bir ilmek dizisi kullanılır. Birbirlerinden değişik renkte olan bütün ilmek ipliklerine ayrı olarak baskı yapılır. Desen kapasitesi yüksek olduğundan istenilen sayıda renk kullanılabilmektedir.
Bu sistemde bütün ilmekler aynı anda tel çubuklar üzerine çıktıklarından tek bir levent yeterli olmakta, jakar yerine eksantrikli ağızlık açma sistemi kullanılabilmektedir. Bu nedenle diğer sistemleri nazaran daha ekonomik bir dokuma sağlar zira iplikten en fazla oranda yararlanılır. Ölü hav ipliği yani zeminde yüzen iplik yoktur, hav çözgüleri sürekli bağlantı yaparak hav yüzeyini oluşturur. Ancak baskı yoluyla renklendirme boyamadan daha pahalı bir işlemdir. Diğer yandan desen çok net elde edilememekte, halı esnek ve dolgun olmamaktadır.
Bu sistemde ilme ipliklerinin çözgü levendine sarılması çok dikkat isteyen bir işlemdir. Renkli iplikleri istenen düzende yan yana sarabilmek için özel yöntemler uygulanır.

3.2.1.2. Yüz yüze Wilton Sistemi

Yüz yüze wilton halı dokuma sistemin de temel olarak çift kat kumaş dokuma tekniği kullanılır. Bu yöntemle halı oluşturulurken iki halı yüz yüze aynı anda dokunurken oluşan çift kat arasındaki ilmek yani hav yüzeyim oluşturan iplikler ortadan kesilerek iki ayrı halı elde edilir. Esas konumuz olması nedeniyle bölüm 5′de detaylı olarak ele alınmıştır.
3.2.2. Aksminster Tipi Halılar
Bu halılarda el halılarında yapıldığı gibi, halı genişliğince yer alan bir sıra ilmek, tezgahın her bir devrinde halıya yerleştirilir. Bu nedenle elde edilen halı yapısı el halısına en yakın olup, aynı zamanda tasarım yani desenlendirme olanakları da geniştir (Watson,1955).
İlmeklerin makine tarafından oluşturulduğu aksminster halılarında ilmekler, istenen renklerde, atkı ve çözgü yönünde birbirlerinden bağımsız olarak halı tabanına yerleştirilirler. Halı tabanı iki ince çözgü ipliği ve bir dolgu ipliği ile her ilmeğe karşılık olarak atılan üç çift atkı ipliği oluşturur. İlmek dolgu ipliğinin oluşturduğu taban üzerinden çözgülerden biri yada diğeri arasından halıya bağlandığından kolayca çıkmaz. Ancak asıl bağlanma üst üste atılan atkı çifti arasında olur. Atkı mekiksiz sistemle bir bobinden alınarak bir iğne yada şiş yardımıyla direk bobinden alınarak ağızlığa sokulduğundan zorunlu olarak atkı çiftleri halı tabanında yer alır.
Şekil 3.16′da aksminster halılarında kullanılan değişik halı yapıları görülmektedir. Imperıal adıyla bilinen yapı genellikle makara ve tüp sistemi denilen yöntemle elde edilir. Kardax adıyla bilinen yapıda ise ilmekler kumaş tabanında bulunan dolgu ipliğinin altında bulunan bir çift atkının etrafında dolanarak halı arkasında da desen oluşturur. Bu yapı el halısına benzediğinden ilmekler temel kumaşa daha sık bağlanabilirler (Başer, 1998).

Makara ve tüp sitemiyle halı oluşturmada ilmek çözgüleri, önceden renk sıralarına göre ve her bir ilmek sırası için bir tane olmak üzere makara biçimli küçük leventlere sarılarak hazırlanırlar. İlmek ipliklerinin uçları tüplerden geçer ve bir zincir üzerinde hareket eden bu makaralardan çekilen ilmek iplikleri tüpün ve diğer ilmek oluşturma elemanlarının yardımıyla, şekilde görüldüğü gibi halı yapışma yerleştirilirler. Şekil 3.17′de makara ve tüp sistemiyle halı oluşumu görülmektedir.

3.3. Halı Yapım Sistemlerinin Karşılaştırılması
Halılar çok değişik sistemlerde dokunmaktadırlar. Dokuma sistemine göre gerek halıların konstrüksiyonları, gerek tezgahların dizayn özellikleri, gerekse atkı ve çözgünün hazırlanması farklılıklar göstermektedir. Bunun sonucu olarak da halının görünüşü, niteliği ve dizayn imkanları farklı olmakta, gerek hammadde kullanımı, gerekse üretim hızlarından dolayı ortaya çıkan farklar ise üretim maliyetini etkilemektedir.

3.3.1. Konstrüksiyon Açısından Karşılaştırma
Tel çubuklu wilton halılarında ilme genellikle üç atkı arasında meydana gelmekte ve ilmek üstteki iki atkı arasında sıkıştırılmaktadır. Desenli wilton halılarında kumaş yapısında renk sayısı kadar ilmek ipliği üst üste bulunmakta, bu durum ilmeklerin çıkmasına engel olmakla beraber halı yüzüne çıkmayıp, ölü hav ipliği olarak ifade edilen, kumaş içinde kalan ilmek uzunlukları hav ipliği kullanımım artırmaktadır.
Yüz yüze çift kat olarak dokunan wilton halılarında her ilmeğe bir atkı, çift atkı yada üç atkı atılan yapılar mevcuttur. İlmekler tek atkılı sistemlerde yan yana gelen iki atkı arasında, çift atkılı sistemlerde ise yan yana yada alt alta gelen iki atkı çifti arasında sıkıştırılmaktadır. Dolgu ipliği çözgüler arasındaki boşluğu doldurmakla beraber dolgunun ana görevi kumaşa sertlik ve direnç vermektir. Desenli yüz yüze dokunan wilton halılarında tel çubuklu wilton halılarında olduğu gibi her ilmeğe genellikle üç atkı atılmaktadır. Yine halı yüzeyinde bulunan ilmekler zaman zaman kumaş içine girmekte, bu şekilde ilmek ipliği kullanımı artmaktadır. Ancak ilmek iplikleri iki halı arasında devamlı yer değiştirdikleri için tel çubuklu wilton halısına oranla bu halıda fazladan kullanılan iplik miktarı yarıya inmektedir.
Aksminster halılarında kumaş konstrüksiyonu oldukça farklıdır. Gerek gripper gerekse makaralı sistemlerde her ilmeğe üç atkı atılmak suretiyle halı meydana gelmekte, ilmek ipliklerinden tam faydalanma mümkün olmaktadır. El halıcılığında olduğu gibi ilmek uzunluğu kadar uygun renkte iplik makine tarafından kesilerek ha¬lıya yerleştirilmektedir.
Makaralı sistemde kullanılan imperial konstrüksiyonunda ilmek dolgunun meydana getirdiği yastık üzerinde hem atkı ile dolgu arasında, hem ilmeyi bağlayan çözgüler arasında, hem de yan yana bulunan iki atkı çifti arasında bir taraftan sıkıştırılmaktadır. Gripper sisteminde kullanılan korent kontrüksiyonunda ise atkı çiftlerinden alt alta gelen ikisi arasında kalan ilmek tam anlamıyla sağlamlaştırılmaktadır.
İlmeğin sağlamlığı bakımından desenli halılarda problem çıkmamakla beraber hem sağlam hem de ilmek ipliği kullanımı en az olan aksminster halılarının konstrüksiyonu en uygun görünmektedir. Chenille aksminster halısının değişik konstrüksiyonu ise daha önce etraflıca anlatılmıştı. Bu halıda ilmekler sağlam bir şekilde halı yüzeyine bağlanmaktadırlar ve her ilmeğe iki atkı atılmaktadır.
Konstrüksiyon yönünden incelenmesi gereken diğer iki nokta desenin halının arkasında görünmesi ve tanelerin halının yüzeyine yakın olup olmamalarıdır. Desenin halı arkasında görüldüğü konstrüksiyonlar yüzyüze wilton ile makaralı ve gripper aksminster halılarıdır. İlmeklerin halı temelinin üstüne çıktığı ve dolayısıyla ilmek boyundan tasarruf edilen konstrüksiyonlar ise chenille aksminster, brüksel, imperial ve korent tipi aksminster halı konstrüksiyonlarıdır. El halısına benzediği için desenin halı arkasında görülmesi tercih edilen bir özellik olmaktadır.
Konstrüksiyon konusunda incelenecek diğer özellikler halının sertliği ve kalınlığıdır. İlmek ipliklerinin bir kısmının halı tabanında düz olarak yer aldığı wilton tipi halılar genellikle kalın ve serttir. Bu nedenle bu halılarda fazla kalın olmayan tek bir dolgu ipliği yeterlidir. Goblen halısında kumaş temeline sertlik vermek ve kalınlık sağlamak için üç kalın dolgu, chenille ve diğer aksminster halılarında ise oldukça kalın tek bir dolgu ipliği kullanılır. Makaralı aksminster ile gripper aksminster halıları karşılaştırılacak olursa, gripper tipi aksminster halısı daha serttir ve bu nedenle halı arkasının saklanması gerekmez (Başer, 1974).
3.3.2. Atkı ve Çözgünün Hazırlanması ile İlgili Karşılaştırma
Çeşitli halı yapım sistemleri ve tezgah tipleri arasında gerek atkı gerekse çözgünün hazırlanması konusunda önemli farklar bulunmaktadır. Atkının hazırlanması ile ilgili olarak şu noktalar üzerinde durulmalıdır; .

  • Atkının atkı masurası haline getirilmesi yada direkt bobinden alınarak kullanılması,
  • Atkı hazırlama işleminden ileri gelen hataların önlenmesi,

Çözgünün hazırlanması ile ilgili olarak incelenecek noktalar ise şunlardır;

  • Çözgü levent sayısı,
  • Çözgü hazırlama işlemleri için harcanan zaman ve kullanılması gereken işgücü,
  • Çözgü hazırlama ile ilgili hataları önleme kolaylığı,
  • Çözgü hazırlama için gerekli makine değeri,
  • Çözgü ha zırlama ile ilgili taşıma problemleri.

Atkının hazırlanması iki farklı şekilde olmaktadır. Atkı ya masura halinde sarılarak mekik vasıtasıyla atılmakta yada direkt bobinden alınarak kanca aracılığıyla ağızlığa yerleştirilmektedir. Atkının direkt bobinden alınması daha kolay ve ekonomiktir. Atkı aktarma işlemi hem makineyi hem işgücünü gerektirdiği gibi sarma hataları ve mekik değiştirme isteminin yol açtığı zaman ve iplik kaybı önemli dezavantajlarıdır. Tel çubuklu wilton tezgahlarında hem kancalı hem de mekikli sistemler kullanılabilir. Günümüzde üretilen tüm tezgahlar kancalı sistemdir. Bu nedenle atkı atılması direk bobinden sağlanmakta ve atkı hazırlama maliyeti söz konusu olmamaktadır. Ancak Türkiye’de de halen mekikli sistemle üretim yapan tezgahlar olduğundan atkı hazırlamayı maliyet artırıcı bir etken olarak değerlendirilebiliriz.
Chenille halısında ise mekik kullanılmakta, ayrıca ilmekler atkı yönünde teşekkül ettirildiğinden atkı olarak kumaşa yerleştirilen ilmeğin oldukça büyük özel bir mekikle ayrı olarak atılması ve daha sonra elle düzeltilerek dizayna uygun durumda halıya yerleştirilmesi gibi zahmetli bir işlem de gerekmektedir. Ayrıca Chenille halısının dokunması için «Gauze» tertibatı bulunan özel bir tezgahın da kullanılması gerekmektedir.
Çözgü hazırlamaya gelince tezgahlar ve dokuma sistemleri arasında önemli farklar mevcuttur. Tel çubuklu wilton tezgahlarında zemin çözgü iplikleri aynı uzunlukta halıya girdiği için tek bir levende sarılabilir. Dolgu için de ayrı bîr levent vardır. Ancak çok geniş tezgahlarda tezgahın arkasında biri diğerinin üstünde olmak üzere dört levent bulunabilmektedir. Desenli halı dokuyan bir yüz yüze dokuma wilton sisteminde ise çift ağızlık bulunduğundan en az iki çözgü levendi gerekir. Bu tip tezgahlarda esneklik sağlamak için çözgü için iki altta iki üstte, dolgu içinde iki adet arkada olmak üzere toplam altı levent kullanılabilmesi için gerekli tertibat bulunmaktadır.
Makaralı aksminster tezgahında çift ağızlık ve çift atkı atım sistemi bulunmakla beraber çözgü iplikleri hep ayni uzunlukta halıya girdikleri için bir çözgü levendi ve bir dolgu levendi yeterlidir. Buna karşın gripper aksminster sisteminde iki çözgü levendi bir dolgu levendi gerekmektedir, zira bir seri çözgü, ilmeler etrafından geçerken ikinci seri yalnızca temel kumaş dokusunu meydana getirdiğinden daha kısa bir yol izler. İlmek ipliklerinin hazırlanması çözgü hazırlamadan daha fazla zaman alan ve daha çok dikkat isteyen bir işlemdir. Jakar mekanizmasının kullanıldığı wilton ve gripper aksminster sistemlerinde ilmekler tezgah arkasında bulunan bir cağlığa yerleştirilmiş olan bobinlerden direkt olarak alınmaktadır. Bu nedenle ilmeğin hazırlanması sadece bobinlerin uygun biçimde dizilmesi ile, her ilmeğin tezgahın gerekli noktalarından geçirilmesinden ibarettir. Bununla beraber tahar oldukça zordur ve zaman alır. Buna karşılık goblen ve makaralı aksminster sistemlerinde ilmekler daha önceden halı desenindeki konumlarına göre dizilmekte, aksminster sisteminde ilmekleri makaralara sarmak için bir makine gerekmekte, goblen sisteminde ise hem çözgü hem de baskı işlemleri ortaya çıkmakta, baskı yapmak için ayrı bir makine kullanılması zorunlu olmaktadır.

3.3.3. Desen Kapasitesi Yönünden Karşılaştırma

Desen yapma yönünden çeşitli halı sistemleri ve tezgah konstrüksiyonları önemli farklılıklar ortaya koymaktadır. wilton tipi halılarda hem tel çubuklu hem de yüz yüze wilton sisteminde, deseni meydana getiren bir grup ilmek ipliğinden biri halı yüzeyine çıkarken diğerleri halı zemininde düz bir şekilde kalacaklarından çözgü yönündeki bir sırada kullanılabilen renk sayısı 3 ile sınırlıdır ve tezgahlar en iyi 3′ü üst, 3′ü alt halıda olmak üzere 6 renk kullanımında iyi performansı vermektedir. Günümüzde 8 renge kadar problemsiz çalışabilen tezgahlar geliştirilmiştir. Bununla beraber çözgü yönündeki bir başka sırada renklerden biri yerine daha önce kullanılmayan bir başka renk kullanarak desen renk kapasitesi artırılabilmektedir. ancak aynı çizgi üzerinde kullanılan renk sayısı yine belirli bir sayıyı geçmeyeceğinden halının kağıt üzerinde desenlendirilmesi sırasında bu renk sayıları dikkate alınarak yerleştirilebileceklerdir. Ayrıca jakar kullanıldığı için atkı yönünde de kullanılabilecek olan renk sayısı sınırlı olarak desen büyüklüğü jakar kapasitesine bağlı olacaktır.
Jakar mekanizmasının kullanıldığı gripper tipi aksminster halısının sağladığı desen imkanları da wilton tipine benzemekle beraber önemli avantajlara sahiptir. Bu tip halıda çözgü yönündeki bir sırada kullanılabilecek olan renk sayısı petek adı verilen ve dikey yönde halı genişliğince yan yana dizilmiş olan taşıyıcılardan meydana gelen mekanizmanın kapasitesine bağlıdır. Bu kapasite 16 renge kadar çıkabilmektedir. Atkı yönünde kullanılabilecek olan renk sayısı ise sadece jakar kapasitesine bağlıdır.
Bu sistemlere nazaran gerçek bir üstünlüğü bulunan ve hemen hemen sınırsız desen kapasitesi sağlayan sistem ise makaralı aksminster sistemi yada makaralı gripper aksminster sistemidir. Bu sistemde çözgü yönünde makara sayısı kadar değişik renk atkı yönünde ise istenirse her ilmek farklı bir renkte teşekkül ettirilebilir. Ayrıca jakar mekanizması olmadığı itibarla dizayn yapılması kolaydır.

3.3.4. Dokuma Hızı ve Randıman Açısından Karşılaştırma

Halı dokuma tezgahları kamaş dokuma tezgahlarından oldukça farklı karakterdedirler. Gücü çerçevelerinin hareketi genellikle eksantrik sistemlerde sağlanmaktadır. Armür mekanizmasının kullanıldığı tezgah tipleri de bulunmakla beraber eksantrikli sistemin avantajları mevcuttur. Diğer taraftan tezgahların geniş oluşu ve atkı atımının zaman alışı nedeniyle de tezgahların dakikada yapabilecekleri devir adedi düşmektedir.

Döküman Tamamen Şu Adresten Alıntıdır.

Yazıp bizleri aydınlatan ellerden Allah Razı Olsun…